Yağmurun sesi

  • 24/10/2007 - Bizlere düşen görev..........Amerika'yı protesto et.
  • Kategori: Yasama dair
    Bizlere düşen görev..........Amerika'yı protesto et.
    neptunus


    Yine haince bir saldırı yine ocaklarımıza yüreklerimize ateş düştü, Ülkemiz bölmek parçalamak isteniyor, bunun baş sorumlusu Amerika, binlerce kilometre ötelerden gelip Orta doğuda yeni bir düzen kurma adına, ülkeleri işgal ediyor ve Haritalar çizerek Kürdistan sınırlarını belirliyor.Bu ne alçaklıktır.bu ne küstahlıktır.Ey milletim tanı en büyük düşmanını, Askerlerimiz vatan uğruna can verirken bizlere de düşen görev var.Düşmanını tanı tavrını al ve Amerikan mallarını boykot et, colasını içme, Mc.Donaltını kullanma yemek yeme,bankalarını, sigorta şirketlerini protesto et.Şunu hiç unutma her aldığın Amerikan malına ödediğin para, askerimizi öldüren kurşunlayan silah, yardım olarak, askerimizi kurşunlamak için vatanımızın bölünmesi için P.K.K lara geliyor.

    Gün bugündür birlik ve beraberlik olma zamanı.

    Yeni canlar yanmaması, yeni ocaklara ateş düşmemesi ve vatanımızın bölünmemesi için duyarlı ol............

    Amerikan emperyalizminin finansörü ve simgesi olan
    5 sembolü
    1- Kolasını (Cocacola-Pepsi) ,
    2- Hamburgerini (McDonald's) ,
    3- Sigarasını (Marllboro-Parliament) ,
    4- Para birimini (Dolar) ve
    5- Havayolunu (DeltaAirlines-AmericanAirlines)
    Kullanmayınız, kullandırtmayınız.

    Amerikan şirket ve ürünleriBP, Mobil, Shell,

    Coca Cola, Coca Cola Light, Fanta, Sprite Mezzo-Mix, Lift, Bonaqua, Burn, Powerade, Cappy, Pepsi, Yedigün,

    Microsoft, Windows, Office, X-Box, Computergames, Oracle, Xerox,

    GE, GM, Opel, Chevrolet, Pontiac, Saab, Chevrolet, Pontiac,

    Intel, Symbol, Metrologic, Zebra, Hotmail, Yahoo,

    Films, Comics, Mickey Mouse, Donald Duck others

    McDonalds

    Marlboro, Philip Morris, Basic, L&M, Chesterfield, F6, Parllement, Camel,

    Turkuaz Su, Uzay Chips, Milka; Disney,

    Ford, Mazda, Volvo, Jaguar others

    Hewlett Packard, Compaq, Dell, IBM, Kodak, Amazon, Apple, Cisco,

    Pfizer, Gilette, Braun, Oral-B,

    Nike, Levi´s Jeans,

    Heinz-Ketchup, Blastin' Green Funky Purple, Orlo, Funky Fries

    Kelloggs, Cornflakes, Crunchy-Nuts, Smacks, others

    Proctor & Gamble, Pampers, Hugo-Boss, Pantene pro V, Oil of Olaz, Ellen Betrix, Antikal, Dash, Fairy, Ariel, Febreze, Meister Proper, Swiffer, Lenor, Eukanuba, Punica, Pringles, Actonel, Blend-A-Med, Wick, Bounty, Charmin, Tempo, Beinggirl, Always

    Citibank, CitiBest Girokonto others

    Fedex, Ups, Dhl, Delta Airlines, Amerikan Airlines, Netsol, Time; Aol, Cnn

    ve en önemlisi olan Amerikan Dolarını almayınız, elinizdeki dolarları başka para birimine çeviriniz.Amerikayı yok edecek kendi ulusal parasıdır.En etkili çözümde budur. Pek çok Amerikalı için hayattaki en önemli madde olan ve Amerikan hükumetiyle ekonomisinin ayakta kalabilmesi için şart olan Amerikan PARASINI boykot edelim.. Neler mi olur.

    .' Tanrange Explorations şirketinin müdürü James Sinclair’in bir sözü var: “Bir ülkenin parası, o ülkenin hisse senedidir” diyor; yani bir ülkeyi şirkete benzetecek olursak, ülkenin parası şirketin hisse senedine tekabül ediyor. Bir şirketin hisse senedinin değeri, o şirketin finansal sağlığıyla bağlantılıdır. Aynı şekilde, bir ülkenin parasının değeri de, o ülkenin finansal sağlığıyla bağlantılıdır. Şu anda Amerika’nın finansal sağlığı hiç iyi değil. Amerika’nın dış borcu milyarlarca dolar. Bu dış borcun yalnız FAİZİNİ ödemek Amerika’ya yılda 55 milyon dolara mal oluyor. Bu, iş sahibi her Amerikalı için yılda kabaca 500 dolar demek. Yani ödedikleri verginin ilk 500 doları, eğitim, sağlık, yol, su, elektrik, vs. için değil, dış borç ödemek için kullanılıyor. Şimdi bir düşünün, işsizliğin giderek arttığı bir dönemde Amerikan halkı böyle bir yükün altından kalkabilir mi? Cevap: hayır. Bu durumda Amerikan hükumeti ne yapacak? Matbaayı çalıştıracak; yani para basmaya başlayacak. Hatta başladı bile. Son iki senedir piyasa fazladan basılan milyarlarca dolara boğulmuş durumda. Türkiye’de yaşamış olan herkesin bildiği gibi bunun sonucu malum: enflasyon. Bu durum, ekonomiden birazcık anlayan herkes için son derece açık. İşte bu sebepten ötürü dünyanın dört bir yanında insanlar, başta çeşitli ülkelerin Merkez Bankaları olmak üzere, dolar satıp diğer dövizlere ve daha önemlisi ALTIN’a yöneliyor. Bu da Amerikan Doları’nın değer kaybetmesine, diğer dövizlerin (başta Euro olmak üzere) ve altının değer kazanmasına yol açıyor. Bilmem kaçınız farkında, ama Amerikan Doları son bir sene içinde Euro karşısında %25 değer kaybetti. Evet, yanlış okumadınız, %25. İşte Amerikan hükumetinin ödünü koparan ve hop oturup hop kalmasına yol açan gelişmeler bunlar. Bu gelişmelerde payı olan bir kişi de—herhalde çoğunuz şaşırmayacaksınız—Saddam Hüseyin. 2000 yılında bazı dünya finans gazetelerinde ufacık bir haber çıktı (Amerika’da ise bu haber pek duyurulmadı) : “Saddam petrolünü satmak için Dolar değil Euro isteyecek”. İşte Amerika’nın Irak’a savaş açacağı o gün belli oldu, çünkü bu Amerika için kabul edilemez bir başkaldırı idi. Eğer bütün OPEC ülkeleri Dolar’ı terk edip Euro’ya geçerse (yani Dolar rezervlerini eritip Euro ya da daha iyisi altın satın alırlarsa) Amerikan Doları bugünkü kıymetinin onda birini bile koruyamaz. Dolar’ın böyle bir düşüş yaşaması Amerikan ekonomisine tahmini güç bir darbe vurur. Ürünlerini boykot etmeyi düşündüğümüz bütün şirketler kendiliğinden batar. Dolar almayın. Elinizdeki Amerikan dolarlarını satın. Onun yerine Euro, daha da iyisi altın satın alın. Amerikan parası pul olsun. '

    Pul olsunki döktükleri kanlarda boğulsun.

    ULUSUMUZUN BAŞI SAĞOLSUN:

    Feridun Erdoğan.

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 22/10/2007 - Dün ve Bugün /alıntı (modbaba)
  • Kategori: Yasama dair
    Dun : Gogsumuz tunc siperiydi..
    Bugun : Goguslerimiz artik silikonlu.
    Dun : Demir aglarla ormustuk anayurdu..
    Bugun : Cetelerle basina corap orduk.
    Dun : Turk'e durmak yarasmazdi..
    Bugun : Turk'e durustluk yarasmaz oldu..
    Dun : Canimizi vermistik bu vatan icin..
    Bugun : Naylon fatura verir olduk vatani soymak icin.
    Dun : Elimizde uretkenligin nasiri var..
    Bugun : Elimizde tembelligin cep telefonu.
    Dun : Kagnilarla cepheye silah tasirdik..
    Bugun : Son model mercedeslerle tetikci tasiyoruz.
    Dun : Karanligin uzerine bir gunes gibi doguyorduk..
    Bugun : Yeni zenginlerimiz cocuklarini Amerika'da doguruyor artik.
    Dun : Istikbal goklerdeydi..
    Bugun : Istikbal gokkafeslerde.
    Dun : Yuregimiz coskulu, gonlumuz zengindi..
    Bugun : Yuregimiz organ tacirinde.
    Dun : Cikmistik acik alinla 10 yilda her savastan..
    Bugun : Cetelerle savasmayi bile beceremiyoruz.
    Dun : Herseyi onurumuza birakmistik..
    Bugun : Herseyi oluruna biraktik.
    Dun : 10.yil marsimiz vardi..
    Bugun : Hala 10.yil marsimiz var ama kaybimiz 70 yil..

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 16/9/2007 - Bir Kelebeğin Öyküsü / impressariomarco
  • Kategori: Yasama dair

    Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

     
     



    BİR İLKBAHAR SABAHIYDI,GÜNEŞ PIRIL PIRIL ALTIN IŞIKLARINI YERYÜZÜNE YOLLUYORDU,BU IŞIĞI GÖREN KOZALARDAN O SABAH BEYAZ BİR KELEBEK ÇIKTIÇOK BÜYÜK VE TÜL GİBİ İNCE BEYAZ KANATLARI VARDI BİRDEN KENDİNİ ÇİÇEKLERİ BOL OLAN BİR BAHÇENİN İÇİNDE BULDU.ÖNCE KEŞİF UÇUŞUNA ÇIKIP BAHÇEYİ BİR DOLAŞTI.SONRA DİNLENMEK İÇİN KIRMIZI BİR GÜLÜN ÜSTÜNE KONDU.DİNLENİRKEN KANATLARINI DİKLEŞTİRİP BİRLEŞTİRMİŞTİ.ETRAFINA BAKTI,DOYASIYA YEŞİLLİĞİ SEYRETMEYE DALDI SAATLERCE.... DİNLENMİŞTİ.SONRA DOLAŞMAYA BAŞLADI.YAŞAMALIYDI,ÖNÜNDE UZUN BİR ZAMAN VARDI,AĞAÇLARA UÇTU,ÇİÇEKLERE KONDU.MUTLUYDU,ÖZGÜRDÜ,HERKEZ ONA BAKIP NE GÜZEL DİYORDU.AKŞAMA KADAR ÇİÇEKTEN ÇİÇEĞE,DALDAN DALA UÇUP DURDU. GÜNEŞ BATARKEN GARİP BİR HİS KAPLADI İÇİNİ,ARTIK ÖĞRENMİŞTİ. SADECE BİR GÜNLÜK OLAN ÖMRÜ BİTMİŞTİ.SON BİR KEZ ETRAFINA BAKTI BATAN GÜNEŞE DALDI,VE BİR DAHA HİÇ UYANMADI......    
    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 30/8/2007 - MUTLULUK GÜZEL KOKAR/ Dr.Erdak Atabek
  • Kategori: Yasama dair
    MUTLULUK GÜZEL KOKAR

    Dostum birden soruverdi:
    - Bir insanın mutlu olduğu nasıl anlaşılır?
    Söyle düşünmüş olmalıyım:
    - Bilmem gözlerinin parlaklığından, neşesinden, belki yüzüne vuran iç
    aydınlığından.Dostum hepsini kabul eden ama yeterli bulmayan bir el
    işareti yaptı:
    - Bunlar doğrudur. Mutluluk saklanamaz. Mutluluk insanin içinden
    sızar, bir yerlere girer, orayı değiştirir. Bir de kokusu vardır.Bilir misin mutluluk kokar.
    - Mutluluğun kokusu mu?
    Doğrusu duymamıştım.
    Dostum anlayışla baktı:
    - Doğrudur, duymamışsındır. İnsanlar pek farketmezler. Oysa, her ruh
    halinin kendine özgü bir kokusu vardır. Eğer insanlar koku duygularını kaybetmeselerdi, bunları da bilirlerdi. Ama bir çok şey gibi bunu da kaybettiler.
    - Yani, önceden biliyorlar mıydı?
    - Elbette, biliyorlardı. Bak hayvanların birbirleriyle iletişim
    kurmalarında koku nasıl önemli bir rol oynar
    - Evet ama konuşamadıkları için;
    Dostum biraz sabırsız, sözümü kesti:
    - İnsanlar konuştukları için artık kokuya gerek duymuyorlar değil mi?
    Simdi sen bana insanların konuştuklarını mı söylüyorsun?
    Artık yanıt vermiyordum. Dinlemeyi sürdürdüm.
    Dostum:
    - Sen de biliyorsun ki insanlar gerçekte konuşmuyorlar. Konuşur gibi
    yapıyorlar. Öğrendikleri sözcükler var. Birbirlerine onları
    söylüyorlar.
    Gerçekte çok azı, çok az zaman için konuşuyor. Onlara da dikkat
    et, duygu sözcükleri yoktu Birbirlerine söylemeleri gereken sözleri
    söylerler. Onun için de çoğunlukla birbirlerini dinlemezler.Gerçekte
    konuşmayan, gerçekte dinlemeyen insanlar iki önemli iletişim aracını
    da kaybettikleri için artık anlaşamıyorlar. Koku ve dokunma. İşte gerçek iletişimin iki yolu. İnsanlar ikisini de unuttu.
    Onu biraz kışkırtmayı denedim.
    - Simdi insanların birbirlerini koklamalarını mı söylüyorsun?
    Umutsuz ve kırgın bir bakışla baktı:
    - Keşke ne dediğimi anlasalardı da söyleseydim. Koklamak, öyle
    incelikli bir duygudur ki, bugünün insanına öğretilmesi gerekir. Zavallı koku alma duygumuz. Öylesine kötü kokularla bozuldu ki,yeniden eğitilmesi gerekiyor. Biliyor musun, insanlar insan kokusunu bile alamıyor. Bir kadının kokusu....Bir erkeğin kokusu.... Çocuğun kokusu....Yaslı insanın kokusu.... Umudun kokusu.... Bezginliğin kokusu..... Hayata kırılmanın kokusu..... Mutluluğun kokusu..... İnsanlar bütün bunları unuttular.

    Dokunma da öyle insanlar bunu da unuttu. Bir elin el üstüne konması.
    Bir omuzun omuza dayanması. Bir sırtın sırta dayanması.Ayakların birbirine sarılması. Bedensel dokunma. Unuttuğumuz ne çok şey var;
    Günümüz insanını savunmak istedim:
    - Ama sözcükler var, yazı var. Belki o yüzden unutmuşuzdur.
    Dostum biraz dalgınlaştı:
    Evet yalanların aracı sözler, yalanların aracı yazılar. Bir türlü
    içimizden geleni söylemeyi, yazmayı bilemediğimiz için yalanlarımızın aracı olanlar.
    Beden yalan söylemez, dokunuşun yalan söylemez.Bunlar gerçekleri
    iletir. Sadece gerçekleri; Parfüm dünyasının gerçek bir uzmanı şunları söylemişti:
    - Parfümler doğanın verdiklerine insan ustalığının katılmasının
    ürünüdür, ama hiçbir parfüm kadın tenine değmeden gerçek bir koku değildir.
    Parfüme kişiliğini veren, kadının özel ten kokusudur. Onun içinde
    parfüm her kadında birbirinden farklı özellikler kazanır. Parfüm sürmenin ustalığı, bu karışımın oluşmasına yardımcı olacak ölçüde biçimde sürmeyi bilmektir. Böyle sürülmediği zaman kadın sadece parfüm kokar, ama sürmesini bilen kadının kendisi kokar. Önemli olan da parfüm değil, kadının özel kokusudur. Bu özel kokuyu kadının giydiği eşyaların durduğu gardropta,çamaşırlarında, özel yerlerinde bulabilirsiniz. Dikkat edin özel kokusunu tanımadığınız hiç bir kadını gerçekte tanımış sayılmazsınız.

    Ne yazık ki insanın kokusuna önem vermeyi bilmiyoruz. Sonra bir gün mutluluğun kokusunu; tanıyacaksınız. Tenin hafifçe pembeleştiğini göreceksiniz. Günesin ilk ışıklarına eslik eden tozpembedir bu.
    Mutluluğun biraz utangaç, biraz ürkek, biraz çekingen başlayan, ama sonra cesaretle yayılan, güç veren, kendini duyuran özel pembesi. Bu pembeliğin üzerine dikkatle bakacaksınız. Orada buğulu bir nemlenme göreceksiniz. Hep uçan, hep havaya karışan, hep yenilenen uçucu bir nemlenme. Görenlere "Sende bir şey var, asıksın galiba" dedirten bir bahar tazeliği, filiz tadı;
    Yaklaşın o tene. Yaklaşın ve mutluluğun kokusunu duyun. Birbiriyle
    uyum içinde binlerce kokunun süzülmüş kokusunu duyun. Pembeden eflatuna, deniz mavisinden güneş sarısına değişen gökkuşağı renklerindeki özel kokuyu. İnsanı rahatlatan, dinlendiren, coşturan, kıpırdatan, susturan, konuşturan mutluluk kokusunu duyun. Dünyanın en güzel kokusu budur.
    Bebeğin annesinden aldığı koku budur. Annenin bebeğinden aldığı koku budur. Seven insanın sevilen insandan aldığı koku budur. Ama bu koku kendiliğinden olmuyor. Buna emek vermek gerekiyor. Sabahların, gecelerin, günışıklarının birbirine karışması gerekiyor. Umutsuz günlerde, umutlu günlerde birbirinin değerini bilmek gerekiyor.
    "Mutluluk kokusu" dağlarda ırmaklarda değil. Bu koku yalnız insanda.
    İnsanın insan da yarattığı koku bu. İnsanı insan kılmanın kokusu.
    Sevginin kokusu. Güvenin kokusu."İyi ki sen varsın" ın kokusu. "Keşke şimdi yanımda olsaydın" ın kokusu. "Seni Seviyorum" un kokusu. "Beni seviyor" un kokusu. Bir gün mutluluğun kokusunu tanıyacaksınız. O zaman daha da mutlu olacaksınız, biliyorum.

    Erdal Atabek ©
    "Kırmızı Işıkta Yürümek" kitabından

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 25/8/2007 - Sezer’den kurtulmaya 4 gün falan kaldı... / YILMAZ ÖZDİL.
  • Kategori: Yasama dair

    Sezer’den kurtulmaya 4 gün falan kaldı...


    SAAT.
    Halı.
    Kilim.
    Kalem seti.
    Gümüş tepsi.
    Takı.
    Şifoniyer.
    Kaftan.
    Vazo.
    Madalyon.
    Heykel.
    Biblo.
    Tablo.
     
    Hepsini bırakmış Ahmet Necdet Sezer... Kendisine verilen 1243 parça hediyenin, 1243’ünü de bırakmış...
    Götürmemiş.
     
    Bu benim cumhurbaşkanım olamaz...
     
    Zaten, kırmızı ışıkta durmasından belliydi... Kimse durmuyor ki, o niye duruyor?
    İsveç mi burası?
     
    Bakıyorum gazetelere... 94 parça gümüş, 22 vazo, 9 takı, 27 hatıra para, 4 tabanca, 83 parça değerli süs eşyası, 55 tablo, 86 porselen, 7 madalyon, 4 saat... İnsanın içi gidiyor!
    Al, götür di mi...
    Bırakmış, gidiyor.
     
    Üstelik, liste eksik...
    Kendisine tahsis edilen "kafana göre harca" denilen ödeneği de harcamadı.
    Hediyeleri bıraktığı gibi...
    Papelleri de bıraktı.
    46 trilyon liracık!
    Ye, yemedi... Gez, gezmedi.
    O zaman bırak biz yiyelim...
    Ona da izin vermedi.
    "Yetim hakkıdır" dedi, görevi boyunca tasarruf ettiği 46 trilyonu, Maliye’ye iade etti...
    Kemal Abi’ye.
     
    Çocukları hálá memur... First Lady desen... Bi Atıl Kutoğlu’nu bile tanımıyor... Belediyeler, bizim paramızla simitçilere Cemil İpekçi’den köstüm hazırlattı; o hálá kendi cebinden giyiniyor.
     
    Aşçıyı, garsonu azalttı. "Suyla çalışmıyor bunlar" dedi, 14 makam aracını geri verdi. Okluk’taki yazlık köşke hiç gitmedi. Oğlunu evlendirdi, elektrik parasına kadar cebinden ödedi. Eşi düştü, bileğini kırdı; hastaneye sivil araçla götürdü, röntgen için kuyruğa girdi, sıra bekledi. Annesi vefat etti, gene sivil plakayla gitti; flap flap flap, fors yapmadı... Resmi yemekler hariç, kimseye davet vermedi.
     
    Mutfakta yerli ürün kullandırttı.
    Şatafattan uzak durdu.
     
    Yeminini tuttu...
    Hukuku üstün kıldı.
    E haliyle...
    Sevilmedi. Sevilmez.

    YILMAZ ÖZDİL

    ....Kalemine yüreğine sağlık ,Yılmaz Özdil...




    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Atatürk,edebiyat,sanat,Beşiktaş,bjk, İstanbul,şiir,resim,fıkra,makale,müzik, engelli,...kısaca paylaşım için buradayım.... "aslında kainat sanatkarını tarif eden bir KİTAP tır" ilkesini benimseyen herkesi bu kitabı okumaya davet ediyorum...

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS
  • **yağmurun sesi (azbuz)
  • **yağmurun sesi (antoloji)
  • #€# YILBAŞI
  • #€# BAYRAM
  • #€# DOGUMGÜNÜ
  • #€# ANNELERGÜNÜ
  • #€# YAŞAM
  • #€# SEVGİ
  • # İCLAL AYDIN #.
  • #€# BİLARDO GÖSTERİSİ
  • ERCAN AYANCI FOTOGRAF GLR
  • HUZUREVİ SAKİNLERİ RADYO

    Kategoriler

  • Alara Yurekli
  • Anadoluhisari
  • Asik Veysel Satiroglu
  • Ask
  • ATATURK
  • Atila ILHAN
  • Bedri Rahmi Eyuboglu
  • Besiktas
  • Bulent Ecevit
  • Can Dundar
  • Can Yucel
  • Cezmi Ersoz
  • Dostlarimdan secmeler
  • Dus Hekimi
  • Fikralar
  • Ismail Cem
  • Kolaj calismalarim
  • Nazim Hikmet
  • Ozdemir Asaf
  • Resim Siirler
  • Resim siirlerim
  • Sarki Sozleri
  • sevdigim resimler
  • sevdigim siirler
  • Siirlerim
  • Ugur Mumcu
  • Umit Yasar Oguzcan
  • Videolarim
  • Yasama dair
  • Yazilarim
  • Arkadaşlarım

  • MeyvelerinFaydasi
  • FranceVacations
  • talihoyunlari
  • kendimiseviyorum
  • yemekbulteni
  • MeyvelerinFaydalari
  • uzhem
  • satiyorumsaaattim
  • okumaca
  • mehmet5572
  • mecnun1965
  • funnyimages
  • TrSoFa
  • Hobilendik
  • Morsevda
  • paci
  • semanisan
  • ordabirokulvar
  • nuranayaan
  • aslihanca
  • yalnizligaSERENAT
  • mustafakorkmaz722
  • omrumsana
  • cadys
  • ahsuvera
  • vacations
  • siiryarismasi
  • yagmurtuana
  • cennetgozlumasilsevdam
  • endaze
  • SifaliBitkilerimiz
  • impressario
  • BebeklerinResimleri
  • gfbfth
  • mtnyavuz
  • greenroad
  • erginbay
  • emekyemek
  • ilhanM
  • ayvalikli
  • lazkorsan
  • angelpretty
  • psiqoLady
  • gokhantr
  • erdaltekin
  • bayramcan34
  • lordoftheloneliness
  • POLYANNA
  • tavsantepeligenclik
  • 060606
  • benyaziyorumfotograf
  • hstzmn
  • bizimada
  • AnimalImages
  • erkekbebekresimleri
  • cic
  • hayalleringemisi
  • 1cinselyasam
  • TurkeyVacations
  • enbabakadir
  • gurkanadam
  • koookle
  • kutguni
  • Mansur
  • ozlemaslantas
  • md386
  • nafri38
  • Ozdemir
  • BlogYardim
  • ibrahimkocyigit86
  • lezzetliyemek
  • surmeli20efsun
  • ulkucuozelegitimciler
  • loji
  • sacmodelleri
  • sezenaksuonline
  • ozledigimcocuk
  • gurbetdeyazmak
  • aydinyaaydin
  • ucer
  • eglencecafe
  • evlilikhakkinda
  • umurumda
  • alternatifblog
  • bitohargez
  • annekedi
  • sensizgecendakikam
  • sifaniyetine
  • benyaziyorummuzik
  • Sayfa: 1 - Toplam: 122
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa