Yağmurun sesi

  • 11/8/2007 - ANNE / Oya Özpoyraz
  • Kategori: Yazilarim


    ANNE

    Anne nedir? Dediler…

    Anneni,  anneyi anlatsana….

    Anlatamadım…

    Ne kadar uğraştımsa anlatamadım, ne anneyi, ne annemi , dökemedim kelimelere…

    Ne gözlerini, ne sözlerini  ne yaşadıklarını ne yaşattıklarını anlatacak sözcük yoktu.  Bir güzelliği görürsünüz, dönmez diliniz anlatmaya… bir anı yaşarsınız yoktur onun tarifi  anne de öyle bir şey işte ….

     

    Bir orman kenarında yolculuk ederken, sarıların yeşillerin hakim olduğu bir ağaç topluğu içinde ,birden beliren kıpkırmızı yapraklı bir ağaç , bunu bir ressamın  tablosunda görseniz , abartmış dersiniz …oysa doğada insanın gözüne mucize gibi görünüyor, ve bu güzellik anlatılamıyor …işte annem

     

    Uzun süreli bir ameliyattan çıkarsınız , narkozun etkisinden çıkarken, kavrulur dudaklarınız ,yalvarırsınız bir damla su diye .hemşire gelir, olmaz bir damla bile içemezsin , sabır der , sonra refakatçinize döner , bir pamuk ıslatın,  dudaklarında gezdirin der ve kavrulan dudaklarınıza ıslak bir pamuk değer, bu duygu nasıl anlatılır  …işte annem

     

    İlk defa elinize olta almış ve yanınızdakilerin alaycı gülüşleri arasında acemice denize fırlatmışsınızdır ve  saatlerce kimsenin oltasına takılmayan balıklardan biri sizin acemi oltanıza takılıverir ve çığlıklarla toplarsınız ucunda balığın olduğu oltanızı o anki mutluluğunuz ifade edecek sözcük yoktur …işte annem 

     

    Ağır bir kaza geçirirsiniz, günlerce yoğun bakımda sizden ümit kesilmiş bir şekilde yatarsınız, umutlar tükenmiştir …oysa siz rüyalar , gerçekler arasında gider gelirsiniz , bazen rüya ağır basar, gitti derler… bazen gerçek…Allah’tan ümit kesilmez , demeye başlarlar…. işte öyle anlar arasındayken, biri yanınıza yanaşır, sekiz yaşındaki oğlunuzun  camdan baktığını ve sizi görmeye geldiğini söyler “ bak  sana bir mektup yazmış ,sana vermemi istedi”  der ve elinize bir kağıt parçası tutuşturuverir, o anda anlarsınız kazadan yavrunuz sağ salim kurtulmuş ,size ihtiyacı var, gerçeğe asılırsınız , her şeye rağmen yaşamayı göze alırsınız , bu anları anlatmaya kalksanız,  kimseyi inandıramazsınız …ve bir ses kulaklarınızda yankılanır …kalp atışları düzene girdi diye …işte anne …. 

     

    10.08.07  Oya Özpoyraz….




    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 23/7/2007 - PASPAS YADA DİĞER ADI İLE MESTAN /Oya Özpoyraz
  • Kategori: Yazilarim

    PASPAS YADA DİĞER ADI İLE MESTAN

    O sabah yine herkesten önce uyanmıştım ,soluğu balkonda aldım aslında pek adetim değildir uyanır uyanmaz sigara yakmak , ( bu günlerde neredeyse uykumda içeğim imkan bulsam) paketimi alıp çıktım …

    Balkonda bir kedi yavrusu önce boynu kırık sandım .

    Hayvanlarla pek alakam olmamıştı o güne kadar baktım ses çıkarmak istiyor ama beceremiyor içim sızladı bir an .

    Kendi başıma evden hiç çıkmamıştım,

    Ama baktım dolapta ona verebileceğim bir şey yok bir cesaret cüzdanımı aldım çıktım ve bir paket süt alıp döndüm …

    Ufacık, belki de sakat bir kedi yavrusu bana cesaret vermişti ..

    Belki de birinin size ihtiyaç duyması nebiliyim karışık duygular işte….

    Bir tabağa sütü koydum içti baktı, içti baktı ve tipik bir kedi gerinmesi… Arkasından sandalyemin yanına yattı.

    Uzun uzun dilinin yardımı ile tüm tüylerini temizledi .

    Sonra  bahçeye indi, toprağı eşeleyip ihtiyacını gördükten sonra yine aynı ihtimamla üzerini toprakla kapatıp yanıma döndü .

    Şaşırdım bu kadar küçük bir yavru , bütün bunları ona kim öğretmişti.

    Derken evdekiler uyandı.

    Balkona gelen oğlum ve babası da önce acıyarak sonra sevgi ile kediye sahip çıktılar… Oğlum anne şunun kuyruğuna bak , kendinden büyük birde yayılmış bunun adı Paspas olsun dedi.

    Babası yok Mestan koyalım dedi …ve  yavru kimine göre paspas kimine göre de Mestan evimizin içine almasak ta bize ait olup çıkıverdi…

    Yavaş yavaş serpilmeye başladı , yemeğini yiyor günlük ihtiyaçlarını gideriyor sonrada ellerimizi yalıyor biraz yüz bulursa da soluğu kucağımızda alıyordu.

    Hem sahipleniyor hem de birbirimizden kıskanıyorduk bu yavruyu .

    Evde hayvan beslemeye hepimiz karşıydık.

    Ama o da bu durumdan memnundu.

    Bir gece hava bozdu, şimşekler çakıyor gök gürlüyor ve bardaktan boşanırcasına bir yağmur

    Babamız fırladı yataktan ..”Mestan korkmuştur içeri alalım “ dedi “ bu onun ilk yağmuru”

    Şiddetle itiraz ettim , olmaz  dedim,  her hava bozduğunda içeri mi alacağız.

    Gece bir uyandım baba yatakta yok , mutfaktan ışık sızıyor .

    Birde ne göreyim baba  sandalyede uyuyor kedi de mutfağın ortasında…..

    Ertesi gün normal yaşama döndük

    Bir zaman sonra bizim Paspas yada diğer adı ile Mestan kilo almaya başladı  ve birgün acı acı inlediğini duyduk.

    Sanırım ben oldukça gaddarım, babamızın  tüm ısrarlarına rağmen içeri almadım ve Mestan bahçede doğum yaptı …

    Bir mucize daha… doğumdan sonra kendinden gelen suyu ve sonu toprağı kazıp gömdü.

    Dişlerinin arasına kıstırdığı üç yavruyu tek tek taşıdı ve gitti .

    Bir kez daha insanlığımdan utandım ….

    Paspasımız o günden sonra yemek saatlerinde telaşla geliyor ve bir hışım yemeğini yiyor ve gidiyordu . 

    Yavruları hiç göremedik .

    Birkaç gün böyle geçti .

    Ve birgün Bizim Mestan balkonda her zaman olduğundan farklı sesler çıkarmaya başladı.  

    Yemek koydum yemedi …hastalandı diye düşünmeye başlamıştım ki birde ne göreyim bahçe duvarının üzerinde birbirinden güzel üç yavru duvardan atlayıp bahçeye inme mücadelesi veriyor.

    Ve en sonunda atlamakla düşmek arası bir şekilde duvarı aşarak bizim Mestan ın yanına geldiler.

    O önce onları yaladı sonra emzirdi onlarla oynadı . O arada bizi de ihmal etmiyordu.

    Her sabah kafile halinde balkona geliyorlar Mestan karnını doyuruyor sonrada onları emziriyor, her birini ayrı ayrı yalayıp temizliyor ve oynuyordu …

    Sonra yavaş yavaş tabağa sokulmaya başladılar …

    Önce tabağın yanına birde süt tabağı ekledik …

    Ailece karınları doyuruyorlardı hatta çoğu zaman Mestan geride duruyor onlar tabağın yanından ayrılınca gelip karnını doyuruyordu …

    Bir müddet bu yaşam devam etti tabaktan yemek yemek sonra yavrularını emzirmek ,onları yalayıp temizlemek ve oynamak ….

    Bir akşamüzeri bu seremoni bitti ve gittiler.

    Ertesi sabah bizim Mestan yalnız geldi ,

    Yavrulara bir şey mi oldu derken birde baktık geliyorlar….

    Mestan yemek tabağının başına geçti oysa daha dün sabah geride kalıp yavrularının yemeklerini yemesini beklemişti …

    Yavrular tabağa sokulduğunda hepsine garip bir şekilde hırlayarak birer pati attı ve oturup bir güzel yemeğini yedi .

    Karnı doyduğunda tipik gerinmesini yapıp arkasına bile bakmadan çekip gitti.

    O günden sonra Mestan a ayrı, yavrulara ayrı yemek koymaya başladık,

    Yoksa Mestan yavruları patileri ile parçalayabilirdi…,

    Sanırım yavrular rüştünü ispat etmişlerdi ve Mestan ın annelik görevi bitmişti.

    Mestan veya diğer adı ile Paspas  şimdi nerede mi ?

    Bu yaşanan olayları  birkaç kere tekrarladı .

    Anne oldu , hatta anneanne hatta daha büyük anne…

    O arada kendi de yeni doğumlar yaptı …

    Çoğu hala bahçede …

    Ama Mestan birgün gitti ve bir daha gelmedi.

    Derler Kediler sevdiklerine ölüsünü göstermezlermiş.

    Dilerim ölmemiştir ,

    Dilerim bizden daha çok sevgi veren bir aile bulmuştur.

    23.07.07 OYA ÖZPOYRAZ

     


    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 11/6/2007 - Yağmur /Oya Özpoyraz
  • Kategori: Yazilarim

    Yağmur

    Yağmur, ne zaman ve nasıl yağarsa yağsın,  her zaman zevkle seyreder ve ruhu dinlendiren sesini dinlerim. Ve her yağmur, yağdığında , bende değişik duygular uyandırır.  Ama çoğu zaman gözyaşlarını çağrıştırır .

     

    Tabiat ananın gözyaşlarını…..

     

    Bazen güzel bir yaz günü güneş gökte pırıl pırıl parlarken, birden simsiyah bir bulut önünden hızla geçer ve iri damlalar halinde toprak ananın sinesine  iner. Birkaç dakika sonra sanki hiç yaşanmamış gibi güneş yine içimizi ısıtmaya devam eder. Tek değişiklik toprak ananın o birkaç damla ile bile olsa etrafa yaydığı canlılık ve huzurdur.

     

    Tıpkı bir kadının, ateşteki yemeğinden ortaya yayılan kokudan , radyodan kulağına çalınan bir müzik parçasından yada çayını yudumlarken elinde tuttuğu fincandan , onların hatırlattıklarından etkilenip , kaybettiklerini yada hasretlerini hatırlayıp, gözyaşlarına hakim olamaması gibi.

     

    Bir de zamansız yağan ama günlerce bize güneşin yüzünü göstermeden,  üzerimizde grinin tüm tonları ile dolaşıp,  bir gece yarısı ortalığı gündüze çeviren şimşekler ve yerleri sarsan gök gürlemeleri ile gelen, yağdıkça yağan , yağdıkça hızını alamayan  ve günlerce devam eden ,  sellere dönüşüp karşısına ne çıkarsa önüne katıp götüren yağmurlar…

     

    Onlar da diner, ama toprak ana haraptır.  Üzerinde ne varsa sellere kapılıp gitmiştir kucağından….

     

    Ama o anadır… Zamanla onarır kendini …Eskisinden daha verimli ve canlıdır artık.

     

    Sanki aldanmışlığının farkına varan kadın gibi…..

     

    Evet aldatmanın en acısı olan, insanın kendi kendini aldatması .

     

    Ne kızacak biri vardır karşında, ne de küsecek. Çünkü tek sorumlu insanın sadece kendisidir.

    Bir tavır, bir hareket,yada bir söz aklını başına getirdiğinde, geçen zaman içinde tüm yaşadıkları bir film şeridi gibi geçer ve ruhunda açılan yara kanar, ağlar….

     

    Yağan tüm yağmurların mutlulukları anımsatması dileği ile…. 

    Oya ÖZPOYRAZ

     

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 6/3/2007 - SEVGİ /Oya Özpoyraz
  • Kategori: Yazilarim

     

    SEVGİ

    Seni seviyorum ! Dünya’nın bu en güzel sözcüğü, bazılarının dilinden çağlayan gibi dökülürken bazılarının ise dudaklarına mühür vurulmuş gibi sımsıkı yüreklerinde gizlenir.

    Duymaktan sonsuz haz alınan bu iki kelimeyi,  neden başkalarından esirgerler bilemiyorum ? Geçenlerde bir çift konuşurken kulak misafiri oldum , biri diğerine “ Beni sevdiğini biliyorum ama,  hiç seni seviyorum demiyorsun , Oysa   ben arada duymak istiyorum. “ diyerek sitem ediyordu….Diğeri  ise kendisini sevdiğini anlatan başka sözcükler kullandığını , bu iki kelimenin ona olan sevgisini anlatmaya yetmeyeceğini söyleyerek savunma yapıyordu. Hangisi haklı bilemiyorum iş bildiğim tek şey yaşamak için hava ve su kadar sevgiye de ihtiyacımız olduğu.

    Evet doğadaki tüm canlılar gibi bizlerinde ihtiyacı sevgi. Hani daha ana karnında yumuşacık okşamalarla başlayan ve dünyaya geldiğimiz andan itibaren bizi sarmalayan sevgi.

    Son yıllarda bu güzel duyguyu da yitirmeye başladık. Yaşanan ekonomik krizler, işsizlik, yolsuzluk ve zorunlu göçler nedeni ile manevi değerleri ortadan kaldırıp , maddi değerlerin peşinde koşan toplum haline geldik. Çocuklarımız hatta eşlerimiz bile sevginin ölçüsünü kendilerine alınan eşyalarla ölçer oldular. Sadece onlar mı ? İş ve aş uğruna doğdukları değil de doydukları yerler de yaşamak zorunda kalan insanlar arasında , sonradan kurulan dostlukların temelinde  de , ölçü aynı değil mi?

    Kendi çocukluk günlerime dönüyorum , hani bir kişinin çalışıp tüm aileyi gerindirebildiği günlere O günlerde kolay değildi ama aile içinde oluşan sımsıcacık sevgi yumağı komşuların katkıları ile büyür, çocuklukta başlayan dostluklar , kendi seçtiğimiz okullar ve severek çalışılan işlerle yüreklerimizi doldururdu.

    O zamanda hatırladığım bir tek anneler günü vardı. İnsanların birbirlerini sevdiklerini anlatabilmek için özel g,ünlere ve o günler için seçilmiş hediyelere hiç ihtiyaçları yoktu.

    Şimdi ise sevginin ticareti yapılıyor, anneler günü, babalar günü ,sevgililer günü v.s.derken işi büyük anneler ve babalar gününe kadar götürmeye başladık….

    Bana göre bunların hiçbiri “ SENİ SEVİYORUM” sözcüğünün yerini tutamaz .Bir torunun dedeye, bir evladın anneye , bir kocanın eşine , sevgi dolu gözlerle dudaklarından dökülecek bu iki kelime,  ne alınabilir ne satılabilir ama etkisi bir yaşam sürer….

     

    Oya ÖZPOYRAZ

    27.9.2003/Yakın Plan

     

    Yorum ( 6 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 13/2/2007 - SEVGİLİLER GÜNÜ NEDİR? KİM İÇİN KUTLANIR?
  • Kategori: Yazilarim

     

    Geçmiş yıllarda kutlanan bir “sevgililer günü” sonrasında ,arkadaşlarımdan birine sordum

    – karına sevgililer gününde ne aldın ? diye …

    güldü ve yanıtladı

    –o benim karım , sevgilim değil ki …neden bir şey alayım…

    o zaman dan beri düşünürüm . Kimdir sevgili ?

    Hitaplarımızın, yada kendimize ait hissettiğimiz (ım,im) aşağı yukarı  her şeyin  başına oturturuz hep bu sözcüğü, sevgili anneciğim , sevgili arkadaşım , sevgili vatandaşım , sevgili karım , sevgili oğlum , sevgili öğretmenim .v.s, v.s. uzar gider

    O zaman bu günün özelliği nedir.

    Kim için kutlanır….

    Bir bileniniz varsa lütfen söylesin ,

    Ona sahipsem vakit geçirmeden çarşıya çıkıp ALIŞ VERİŞ  yapayım , yok eğer ondan bende yoksa şimdiden ağıt yakayım….

     

     

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Atatürk,edebiyat,sanat,Beşiktaş,bjk, İstanbul,şiir,resim,fıkra,makale,müzik, engelli,...kısaca paylaşım için buradayım.... "aslında kainat sanatkarını tarif eden bir KİTAP tır" ilkesini benimseyen herkesi bu kitabı okumaya davet ediyorum...

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS
  • **yağmurun sesi (azbuz)
  • **yağmurun sesi (antoloji)
  • #€# YILBAŞI
  • #€# BAYRAM
  • #€# DOGUMGÜNÜ
  • #€# ANNELERGÜNÜ
  • #€# YAŞAM
  • #€# SEVGİ
  • # İCLAL AYDIN #.
  • #€# BİLARDO GÖSTERİSİ
  • ERCAN AYANCI FOTOGRAF GLR
  • HUZUREVİ SAKİNLERİ RADYO

    Kategoriler

  • Alara Yurekli
  • Anadoluhisari
  • Asik Veysel Satiroglu
  • Ask
  • ATATURK
  • Atila ILHAN
  • Bedri Rahmi Eyuboglu
  • Besiktas
  • Bulent Ecevit
  • Can Dundar
  • Can Yucel
  • Cezmi Ersoz
  • Dostlarimdan secmeler
  • Dus Hekimi
  • Fikralar
  • Ismail Cem
  • Kolaj calismalarim
  • Nazim Hikmet
  • Ozdemir Asaf
  • Resim Siirler
  • Resim siirlerim
  • Sarki Sozleri
  • sevdigim resimler
  • sevdigim siirler
  • Siirlerim
  • Ugur Mumcu
  • Umit Yasar Oguzcan
  • Videolarim
  • Yasama dair
  • Yazilarim
  • Arkadaşlarım

  • MeyvelerinFaydasi
  • FranceVacations
  • talihoyunlari
  • kendimiseviyorum
  • yemekbulteni
  • MeyvelerinFaydalari
  • uzhem
  • satiyorumsaaattim
  • okumaca
  • mehmet5572
  • mecnun1965
  • funnyimages
  • TrSoFa
  • Hobilendik
  • Morsevda
  • beyaztuval
  • paci
  • semanisan
  • ordabirokulvar
  • nuranayaan
  • aslihanca
  • yalnizligaSERENAT
  • mustafakorkmaz722
  • denizak
  • omrumsana
  • cadys
  • ahsuvera
  • vacations
  • siiryarismasi
  • yagmurtuana
  • cennetgozlumasilsevdam
  • endaze
  • SifaliBitkilerimiz
  • impressario
  • BebeklerinResimleri
  • gfbfth
  • kehkesani
  • mtnyavuz
  • ahmetfilizoglu
  • greenroad
  • erginbay
  • emekyemek
  • ilhanM
  • ayvalikli
  • lazkorsan
  • angelpretty
  • psiqoLady
  • gokhantr
  • erdaltekin
  • bayramcan34
  • lordoftheloneliness
  • POLYANNA
  • tavsantepeligenclik
  • 060606
  • benyaziyorumfotograf
  • hstzmn
  • bizimada
  • AnimalImages
  • erkekbebekresimleri
  • cic
  • hayalleringemisi
  • 1cinselyasam
  • TurkeyVacations
  • enbabakadir
  • gurkanadam
  • koookle
  • kutguni
  • Mansur
  • ozlemaslantas
  • md386
  • nafri38
  • Ozdemir
  • BlogYardim
  • ibrahimkocyigit86
  • lezzetliyemek
  • surmeli20efsun
  • ulkucuozelegitimciler
  • loji
  • sacmodelleri
  • sezenaksuonline
  • ozledigimcocuk
  • gurbetdeyazmak
  • aydinyaaydin
  • ucer
  • eglencecafe
  • evlilikhakkinda
  • umurumda
  • alternatifblog
  • bitohargez
  • annekedi
  • sensizgecendakikam
  • sifaniyetine
  • benyaziyorummuzik
  • Sayfa: 1 - Toplam: 122
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa